AL-İ YASİN ZİYARETİ

Hakkında;

Şeyh Ahmed B. Ebu Talib Tabersi “İHTİCAC” adlı kitabında, İmam Mehdi aleyhisselam’a sorduğu soruların cevabını aldıktan sonra İmam Mehdi aleyhisselam tarafından Muhammed Himyeri’ye şu ziyaretin ulaştığını rivayet eder:

Gerekli giriş izni alındıktan sonra;

Bizim vasıtamızla Teala’ya ve bize yönelmek istediğinizde ’nın buyurduğu gibi şöyle deyin:

Al-i Yasin Ziyaretinin Arapça Metni:

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمٰنِ ٱلرَّحِيمِ

سَلاَمٌ عَلَىٰ آلِ يـٰس. اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا دَاعِيَ ٱللَّهِ وَرَبَّانِيَّ آيَاتِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا بَابَ ٱللَّهِ وَدَيَّانَ دِينِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا خَلِيفَةَ ٱللَّهِ وَنَاصِرَ حَقِّهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا حُجَّةَ ٱللَّهِ وَدَلِيلَ إِرَادَتِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا تَالِيَ كِتَابِ ٱللَّهِ وَتَرْجُمَانَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ فِي آنَاءِ لَيْلِكَ وَآطْرَافِ نَهَارِكَ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا بَقِيَّةَ ٱللَّهِ فِي آرْضِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا مِيثَاقَ ٱللَّهِ ٱلَّذِي آخَذَهُ وَوَكَّدَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا وَعْدَ ٱللَّهِ ٱلَّذِي ضَمِنَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ آيُّهَا ٱلْعَلَمُ ٱلْمَنْصُوبُ وَٱلْعِلْمُ ٱلْمَصْبُوبُ وَٱلْغَوْثُ وَٱلرَّحْمَةُ ٱلْوَاسِعَةُ وَعْداً غَيْرَ مَكْذُوبٍ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَقوُمُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَقْعُدُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَقْرَا وَتُبَيِّنُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تُصَلِّي وَتَقْنُتُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَرْكَعُ وَتَسْجُدُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تُهَلِّلُ وَتُكَبِّرُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَحْمَدُ وَتَسْتَغْفِرُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تُصْبِحُ وَتُمْسِي اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ فِي ٱللَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ آيُّهَا ٱلإِمَامُ ٱلْمَامُونُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ آيُّهَا ٱلْمُقَدَّمُ ٱلْمَامُولُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ بِجَوَامِعِ ٱلسَّلاَمِ  آشْهِدُكَ يَا مَوْلاَيَ آنِّي آشْهَدُ آنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ ٱللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَآنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ لاَ حَبِيبَ إِلاَّ هُوَ وَآهْلُهُ وَ آشْهِدُكَ يَا مَوْلاَيَ آنَّ عَلِيّاً آمِيرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ حُجَّتُهُ وَٱلْحَسَنَ حُجَّتُهُ وَٱلْحُسَيْنَ حُجَّتُهُ وَعَلِيَّ بْنَ ٱلْحُسَيْنِ حُجَّتُهُ وَمُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ حُجَّتُهُ وَجَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ حُجَّتُهُ وَموُسَىٰ بْنَ جَعْفَرٍ حُجَّتُهُ وَعَلِيَّ بْنَ مُوسَىٰ حُجَّتُهُ وَمُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ حُجَّتُهُ وَعَلِيَّ بْنَ مُحَمَّدٍ حُجَّتُهُ وَٱلْحَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ حُجَّتُهُ وَآشْهَدُ آنَّكَ حُجَّةُ ٱللَّهِ آنْتُمُ ٱلآوَّلُ وَٱلآخِرُ وَآنَّ رَجْعَتَكُمْ حَقٌّ لاَ رَيْبَ فِيهَا يَوْمَ لاَ يَنْفَعُ نَفْساً إِيـمَانُهَا لَمْ تَكُنْ آمَنَتْ مِنْ قَبْلُ آوْ كَسَبَتْ فِي إِيـمَانِهَا خَيْراً وَآنَّ ٱلْمَوْتَ حَقٌّ وَآنَّ نَاكِراً وَنَكيراً حَقٌّ وَآشْهَدُ آنَّ ٱلنَّشْرَ حَقٌّ وَٱلْبَعَثَ حَقٌّ وَآنَّ ٱلصِّرَاطَ حَقٌّ  وَٱلْمِرْصَادَ حَقٌّ وَٱلْمِيزَانَ حَقٌّ وَٱلْحَشْرَ حَقٌّ وَٱلْحِسَابَ حَقٌّ وَٱلْجَنَّةَ وَٱلنَّارَ حَقٌّ وَٱلْوَعْدَ وَٱلْوَعِيدَ بِهِمَا حَقٌّ يَا مَوْلاَيَ شَقِيَ مَنْ خَالَفَكُمْ وَسَعِدَ مَنْ آطَاعَكُمْ فَٱشْهَدْ عَلَىٰ مَا آشْهَدْتُكَ عَلَيْهِ وَآنَا وَلِيٌّ لَكَ بَرِيءٌ مِنْ عَدُوِّكَ فَٱلْحَقُّ مَا رَضِيتُمُوهُ وَٱلْبَاطِلُ مَا آسْخَطْتُمُوهُ وَٱلْمَعْرُوفُ مَا آمَرْتُمْ بِهِ وَٱلْمُنْكَرُ مَا نَهَيْتُمْ عَنْهُ فَنَفْسِي مُؤْمِنَةٌ بِٱللَّهِ وَحْدَهُ لاَ  شَريكَ لَهُ وَبِرَسُولِهِ وَبِآمِيرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَبِكُمْ يَا مَوْلاَيَ آوَّلِكُمْ وَآخِرِكُمْ وَنُصْرَتِي 

مُعَدَّةٌ لَكُمْ وَمَوَدَّتِي خَالِصَةٌ لَكُمْ

آمِينَ آمِينَ

Bismillahirrahmanirrahim

Selamun alâ âli Yasin. Esselâmu aleyke yâ dâ’iyellahi ve rebbâniyye ayâtihi. Esselâmu aleyke yâ bâbellahi ve deyyâne dînihi. Esselâmu aleyke yâ halifetellâhi ve nâsire heggihi. Esselâmu aleyke yâ huccetellâhi ve delîle irâdetihi. Esselâmu aleyke yâ tâliye kitâbillâhi ve tercumânehu. Esselamu aleyke fi anâ’i leylike ve etrâfi nehârike. Esselâmu aleyke yâ bagiyetellâhi fi erzihi. Esselâmu aleyke yâ mîsâgellahillezî ehezehu ve vekkedehu. Esselâmu aleyke yâ ve’dellahillezî zeminehu. Esselamu aleyke eyyuhel a’lemul mensûbu vel i’lmul mesbûbu vel ğevsu verrehmetul vâsi’etu ve’den ğeyre mekzûbin. Eselamu aleyke hîne tegumu. Esselamu aleyke hîne teg’udu. Esselamu aleyke hîne tegreen ve tubeyyenu. Esselamu aleyke hîne tusellî ve tegbutu. Esselamu aleyke hîne terke’u ve tescudu.Esselamu aleyke hîne tuhellelu ve tukebberu.Esselamu aleyke hîne tehmedu ve testeğfiru.Esselamu aleyke hîne tusbihu ve tumsî.Esselamu aleyke fîlleyli izâ yeğşâ vennehâri izâ tecellâ.Esselamu aleyke eyyuhel imamul me’mûnu.Esselamu aleyke eyyuhel mugeddemul me’mulu.Esselamu aleyke bi cevâmiisselam. Uşhiduke ya mevlâye, ennî eşhedu en la ilahe illellahu, vehdehu lâ şerike lehu, ve enne Muhammedeni vesellem- abduhu ve resuluhu.La hebîbe illâ huve ve ehluhu.Ve uşhiduke ya mevlâye, enne Aliyyen emirel mu’minin huccetuhu vel Hesen aleyhisselam huccetuhu, vel Huseyn Aleyhisselam huccetuhu, ve Aliyebnel Huseyn huccetuhu, ve Muhemmedebne Aliyyin Aleyhimaselam huccetuhu, ve Ca’ferebne Muhammedin huccetuhu, ve Mûsebne Ca’ferin huccetuhu, ve Aliyebne Mûsa huccetuhu, ve Muhammedebne Aliyyin huccetuhu, ve Aliyebne Muhammedin huccetuhu, vel Hesenebne Aliyyin huccetuhu, ve eşhedu enneke huccetullahi. Entumul evvelu vel ahiru ve enne rec’etekum heggu lâ reybe fîha.
Yevme lâ yenfe’u nefsen imânuhâ lem tekun amenet min geblu ev kesebet fî imânihâ hayren. Ve ennel mevte heggu, ve enne nâkiren ve nekîren heggu, ve eşhedu ennenneşre heggu, vel be’se heggu, ve ennesserate heggu, vel mirsâde heggu, vel mîzâne heggu, vel heşre heggu, vel hisâbe heggu, vel cennete vennare heggu, vel ve’de vel ve’ide bihimâ heggu. Ya mevlâye, şegiye men hâlefekum ve se’ide men etâ’ekum, feşhed elâ mâ eşhedtuke aleyhi, ve enâ veliyyun leke, berî’un min eduvvike, felheggu mâ rezitumûhu vel bâtilu ma eshettumûhu, vel me’rufu mâ emertum bihi vel munkeru ma neheytum enhu, fe nefsî mû’minetun billâhi vahdehu la şerike lehu ve bi resûlihi ve bi Emiril Mû’minine, ve bikum ya Mevlâye evvelikum ve ahirikum ve nusretî mu’eddetun lekum ve meveddetî hâlisetun lekum amin, amin.

Al-i Yasin Ziyaretinin Türkçe Anlamı:

Rahma ve Rahin olan Allah’ın adıyla

Selam olsun Al-i Yasin’e (Hz. Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine); selam olsun sana ey Allah’ın davetçisi ve ayetlerinin mazharı (Hz. Mehdi); selam olsun sana ey Allah’ın rahmet kapısı ve O’nun dininin koruyucusu; selam olsun sana ey Allah’ın halifesi ve hakkın yardımcısı; selam olsun sana ey Allah’ın hücceti ve iradesinin (rızasının) kılavuzu.
Selam olsun sana ey Allah’ın kitabını okuyan ve onu açıklayan; selam olsun sana gece ve gündüz saatlerinde; selam olsun sana ey Allah’ın yeryüzündeki son hücceti; selam olsun sana ey Allah’ın ruhlar aleminde kullardan aldığı ve sağlamlaştırdığı ahdi; selam olsun sana ey Allah’ın kefil olduğu vaadi. Selam olsun sana ey dikilmiş bayrak, bağışlanmış ilim, halkın sığınağı, Allah’ın geniş rahmeti ve kesin olan vaadi.
Selam olsun sana kalktığında ve oturduğunda, selam olsun sana (Kur’an) okuyup açıkladığında, namaz kılıp ve kunut tuttuğunda, rüku ve ettiğinde; selam olsun sana la ilahe illallah ve Allah-u Ekber dediğinde, selam olsun sana, hamt ettiğinde ve mağfiret dilediğinde; selam olsun sana sabahladığında ve akşamladığında; selam olsun sana gecenin karanlığında ve gündüzün aydınlığında.

Selam olsun sana ey güven kaynağı İmam; selam olsun sana her halinde ey ümit kaynağı olan öncü.

Ey velim. Sen şahit ol ki, şüphesiz ben Allah’tan başka bir ilahın olmadığına, O’nun tek olup ortağı bulunmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna, ondan ve Ehl-i Beyt’inden başka bir habibim olmadığına tanıklık ediyorum.
Sen ey velim! Sen şahit ol ki, Emir-ul Müminin , , Hüseyn, Ali b. Hüseyn, Muhammed b. Ali, Cafer b. Muhammed, Musa b. Cafer, Ali b. Musa, Muhammed b. Ali, Ali b. Muhammed, Hasan b. Ali Allah’ın hüccetleridir; (ben buna şahadet ediyorum) senin de Allah’ın hücceti olduğuna şahadet ediyorum.
Yine şahadet ediyorum ki, ölüm haktır, nekir ve münker haktır, (öl-dükten sonra) haşir olmak haktır, sırat haktır, mizan (terazi) haktır, dirilmek haktır, hesap haktır, ve cehennem haktır, cennetle müjdelenmek ve cehennemle korkutulmak haktır.
Ey velim! Sizinle muhalefet eden bedbaht olmuştur, size itaat eden mutluluğa ermiştir. Öyleyse seni şahit kıldığım şeyde tanıklık et. Ben senin dostunum, düşmanından uzağım. Sizin razı olduğunuz şey haktır, sevmediğiniz şey batıldır, emrettiğiniz şey maruftur (iyi ameldir) ve sakındırdığınız şey ise münkerdir.
Ey velim! Ben ortağı olmayıp tek olan Allah’a, O’nun elçisine (Peygambere), Emir-ul Müminin’e ve sizin hepinize evvelinizden sonuncunuza dek iman etmişim, yardımım sizin için hazırdır, dostluğum size halistir. Amin; ya Rabbel alemin. (Ya Rab! Bu dualarımı buyur).”

Bu Ziyaretten Sonra Okunan Dua ;

“Allahım, rahmetinin Peygamberi ve nurunun kelimesi olan Muhammed’e rahmet et. Kalbimi yakin, göğsümü iman, fikrimi sebat, azmimi ilim, kuvvetimi amel, dilimi doğruluk, dinimi katından olan basiret, gözümü ışık, kulağımı hikmet, dostluğumu Muhammed ve Âl-i Muhammed’e dostluk ve velayet nuruyla doldur; ki sana kavuşarak ahd ve misakına vefa etmiş olayım da rahmetin beni sarmış olsun; Ey Mevla! Ey övülmüş!

Allahım! Yeryüzündeki hüccetin, beldelerinde halifen, halkı senin yoluna çağıran, adaleti uygulamaya davet eden, halkı emrine sevk eden, mü’minlerin velisi olan, kafirleri yok eden, karanlıkları aydınlatan, hakkı aşikar kılan, hikmet ve doğruyla konuşan, yeryüzündeki kelimen olan, korkarak emrini bekleyen, şefkatli veli, kurtuluş gemisi, hidayet nişanesi, ve halkın gözünün nuru olan ve (İmamet) ridasını giyen, üzüntüleri gideren, dünyayı zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi onu adaletle dolduracak olan Muhammed b. Hasan’a (Hz. Mehdi’ye) özel rahmetinle rahmet eyle. Şüphesiz sen her şeye kadirsin.

Allahım, evliyanın soyundan olan Veline salat gönder; o evliya ki, on-ların itaatini farz ettin, onların hakkını gerekli kıldın, pisliği onlardan giderdin ve onları arındırdın. Allahım, ona yardımda bulun, onunla dinine yardım et, yine onunla dostlarına, Şiilerine ve yardımcılarına yardım et; bizi de onun yardımcılarından kıl.
Allahım, onu, her azgının şerrinden ve bütün yaratıklarının şerrinden koru. Onu önünden, arkasından, sağından, solundan koru. Onu gözet, kötü bir şeyin ona ulaşmasına engel ol, onun vasıtasıyla Peygamberini ve Peygamberinin Ehl-i Beyt’ini (onların ortaya koyduğu mektebi) koru, onunla adaletini aşikâr kıl, onu yardımınla destekle; ona yardım edene yardımda bulun, yardımlarını ondan kesenleri yardımcısız bırak; onunla küfrün ele başlarını yok et; onun vasıtasıyla, yeryüzünün doğusunda ve batısında, karasında ve denizindeki kafir ve münafıkları ortadan kaldır, onun vesilesiyle yeryüzünü adaletle doldur ve Peygamberin olan Muhammed’in dinini aşikar et.

Allahım! Beni, onun yardımcı, Şia ve takipçilerinden kıl; Al-i Muhammed’in arzu ettikleri ve düşmanlarının korktukları şeyi (İmamımızın zuhuruyla) bana göster; ey celal ve kerem sahibi ve rahmet edenlerin en merhametlisi olan Allah, duamı kabul buyur.

Ehlibeyt Takvimi

ehlibeyttakvimi.com ŞiaSMS adı ile 2008'den bu yana en güncel hizmeti sunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.