Ayete’l Kürsi

Ayete’l Kürsi, Bakara suresinin 255. ayetinin adıdır. Bazı Kur’an müfessirleri 255. ayet ile 256 ve 257. ayetler arasındaki kavram ilişkisinden dolayı bu ayetleri de 255. ayete eklemişlerdir. Dolayısıyla Ayete’l Kürsi denildiğinde bu üç ayet kastedilmektedir. Hz. Resulullah şöyle buyurmuştur: “Kur’an ayetlerinin en azametli olanı Ayete’l Kürsi’dir.”[Suyuti, Camiu’s Sagir, 1 /47.] Kur’an surelerinin efendisi Bakara suresidir, Bakara suresinin efendisi ise, Ayete’l Kürsi’dir.[Suyuti, Camiu’s Sagir, 2 / 35.]

Arapça Metni

بْسِمِﷲ َّالر ْٰحمِن َّالرِحِيم

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ الطَّاغُوتُۙ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ اِلَى الظُّلُمَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟

Latince Okunuşu

Allahu lâ ilâhe illâ huve’l-hayy’ul-gayyûm, lâ te’huzuhû sinetun ve lâ nevmun, lehu mâ fi’s-semâvati ve mâ fi’l-arzi, men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznihî ye’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bi-şey’in min ilmihî illâ bimâ şâe, vesia kursiyyuh’us-semâvâti ve’l-arzi ve lâ yeûduhû hifzuhumâ ve huve’l-aliyy’ul-azîm. Lâ ikrahe fi’d-dîni gad tebeyyen’er-rüşdü min’el-ğayyi fe men yekfur bi’t-tağûti ve yu’min billahi fegadi’stemseke bi’l-urvet’il-vuska lenfi-same leha vellahu semîun alîm.Allahu veliyy’ullezine amenû yuhricuhum min’ez-zulumati ile’n-nûr vellezîne keferû evli-yauhum’ut-tağûtu yuhricûnehum min’en-nûri ile’z- zulumati ulaike ashab’un-nari hum fîha halidun.

Türkçe Anlamı

Allah’tır ki, ondan başka ilâh yoktur. Diridir (yarattıklarını) koruyup yöneticidir. O’nu u-yuklama ve uyku tutmaz. Yerde ve göklerde ne varsa hepsi O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar ise dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiç-bir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kapla-yıp kuşatmıştır. Onların korunması O’na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür. Dinde zorbalık yoktur. Şüphesiz doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah’a inanırsa, o, sapasağ-lam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopuşu yok–tur. Allah işitendir bilendir. Allah iman edenlerin velisidir. Onları ka-ranlıklardan nura çıkarır; inkâr edenlerin veli-leri ise tağuttur. Onları nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar ateş ehlidirler, onda ebedi kalacaklardır .

1 yorum

Bir Cevap Yazın