Beyt’ul Ahzan – Hüzünler Evi

“Beyt” kelimesi ev anlamına ve “Hüzn”ün çoğulu olan “Ahzan” ise, gam ve hüzün anlamına gelmektedir. İslami açıdan bakıldığında Beytul Ahzan Hz. Fatime selamullahi aleyha’nın matem tuttuğu yerin adı olarak geçmektedir.

Medine’nin Baqi kabristanlığında bulunan mekanın adıdır. Anlatılanlara göre Hz. Fatime Zehra selamullahi aleyha bu yerde ibadet eder ve babasının yası ile burada ağlarmış. Esasında Medine halkı Resulullah sallallahu aleyhi ve alih’in şehadetinden sonra ağlamasından rahatsız olan Medine ehli O’nu şehirde istemediğinden Baqi Kabristanında babasına matem tutması için bu yer Hz.  Ali aleyhisselam tarafından tesis edilmiştir.

Hz. Zehra selamullahi aleyha bir müddet gündüzleri İmam Hasan aleyhisselam ve İmam Huseyn aleyhissselam ile birlikte buraya gider ve gün batımına kadar olduğu rivayet edilmiştir. Hz. Zehra selamullahi aleyha bir rivayete göre evine yapılan saldırı neticesinde aldığı darbeler ile buraya sadece yirmi yedi gün gidebilmiş ve sonrasında gidememiştir. (1)

 

Hüzünler evinin coğrafi konumu Baqi Kabristanında olup Rivayetlere göre dört masum imamların mukaddes kabirlerinin arka tarafına düştüğü yazılmıştır. (2) Ehli Sünnet kaynaklarında da buranın Hz. Zehra selamullahi aleyhanın matem tuttuğu yer olduğu vurgulanmış olup, burada namaz kılmanın müstehap olduğu yazılmıştır. (3) Bu açıklamaya göre, daha sonraları bu mekanda bir mescit de inşa edilmiştir. Aynı şekilde Hz. Zehra selamullahi aleyha’nın babasının şehadetiden sonra Baqi’de bulunan Beytü’l-Ahzan’da ikamet ettiği belirtilmiştir. (4) Ayrıca Hz. Zehra selamullahi aleyha kabrinin orada olması da muhtemeldir. ve Baqi mezarlığından sonra Beytü’l-Ahzan’ı, Hz. Zehra selamullahi aleyha’nın kabrinin orada olabileceği ihtimali bulunan üçüncü yer olarak zikretmişlerdir. (5)

Beytü’l-Ahzan Vahhabilerin Hicaz’a ikinci hamlesinden ve Medine’yi kontrol altına almalarından sonra; yani hicri kameri 1344 yılında tahrip edilmiştir. Vahhabiler ilk saldırılarında (1218 – 1221) Baki mezarlığını viran ettiler. ancak dört imamın türbesi gibi Baki’nin bazı mekânları Vahhabilerin yenilgiye uğratılmasından sonra restore edildi. (6) Farklı açıklamalar da mevcuttur.


1- Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l-Envar, c. 43; s. 177 – 178; Muhammed Taki Sipehr, Nasihu’t Tevarih, c. 4; Zindiğani-i Hz. Fatıma Zehra (s.a), s. 71; Abdurrezzak Mukarrim, Vefatu’s Sıddikatu’z Zehra (s.a), s. 97.
2- Hüsam es-Saltanat, Delilu’l-Enam, s. 152.
3- Ali b. Abdullah Semhudi (vefat: 911), Vefau’l Vefa bi Ahbari Daru’l Mustafa, c. 3, s. 907.
4- İbrahim Rıfat Paşa, Mir’atu’l-Haremeyn; er-Rehalati’l-Hicaziyye ve’l Hac; Meşairetu’d Diyniyye, c. 1, s. 426.
5- Cafer Halili, Movsuatu’l-Atabati’l-Mukaddese Kısmu’l-Medineti’l-Münevvere, s. 284 – 285; Muhammed b. Abdurrahman Sehavi, et-Tuhfetu’t-Tiyfe fi Tarihi’l Medineti’ş-Şerife, c. 1, s. 41.
6- Pencah Sefername, c. 3, s. 196.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın