Yevm’il Hamis – Ehlibeyt Takvimi
Makaleler

Yevm’il Hamis

Bismillahirrahmanirrahim…

Son Peygamber sallallahu aleyhi ve alih’in şehadetine sayılı günler kala O’nun vasiyyetinin bile yazılmasına müsade etmediler…

O öyle bir Peygamberdir ki, ilkinden sonuna dek tüm alemlerin HUCCET’idir. Yüce Allah O’nu şöyle anlatmaktadır Kuran’da..

“‘O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. Onun (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.’” (Necm 3,4)

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve alih’in yaşadığı dönemde yanında var olan münafık insanlar ve sahabelerin küfrünü aşikar ettiği günler Safer ayının son günleridir…

Allah’ın bir çok emri bu günlerde çiğnenmiştir. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve alih’e bu bunamış, sayıklıyor denmiş, İslam’ın sembolünden olan VASİYYETi yazılması engellenmiş, O zatın yanında yüksek sesle konuşulmuş, KURANın açıklayıcısının sözü dinlenmemiş “KURAN BİZE YETER” şiarı ile hürmeti çiğnenmiş ve emirleri yerine getirilmemiştir.

 

O gün tarihe PERŞEMBE FACİASI ya da ‘Yevm-il Hamis’ diye geçmiştir.

Kuran-ı Kerim’den

“Peygamber, size ne verirse alın onu ve neden vazgeçmenizi emrederse vazgeçin ondan ve çekinin Allah’tan; şüphe yok ki Allah’ın azâbı çetindir.” (Haşr 7)

“Şüphe yok ki Kur’ân, büyük bir elçinin sözüdür.Kuvvetlidir, arş sâhibinin katında kadri yüce.İtâat edilir, emniyetlidir de. Sizinle konuşan, deli değildir.” ( Tekvir 19-22)

“Şüphe yok ki bu, kerem sâhibi bir elçinin sözü elbet.Ve bu, şâir sözü değil, ne de az inanırsınız.Ve kâhin sözü de değil, ne de az düşünürsünüz. Âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.” (Hakka 40-43)

“Andolsun yıldıza, inerken.Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve batıla inanmadı.Ve kendi dileğiyle söz de söylemedi.Sözü, ancak vahyedilen şeyden ibaret.”(Necm 1-4)

“Allah ve Resûlü, bir işe hükmetti mi erkek olsun, kadın olsun, hiçbir inananın, o işi istediği gibi yapmakta muhayyer olmasına imkân yoktur ve kim, Allah’a ve Peygamberine isyan ederse gerçekten de apaçık bir sapıklığa düşmüş, sapıtıp gitmiştir.” (Ahzab 36)

“Peygambere itaat eden, gerçekten de Allah’a itaat etmiştir, yüz çevirene gelince; zâten biz seni onları korumak için göndermedik ki.” (Nisa 80)

Kaynaklardan

Ehl-i Sünnetin muhaddislerinin önde gelenlerinden ve Sahih-i Buhari’nin yazarı olan Buhari, İbn-i Abbas’tan şöyle naklediyor:

‘Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve alih) vefatına yakındı. İçlerinde Ömer b. Hattap’ında bulunduğu bir grup Peygamberin (sallallahu aleyhi ve alih) evinde idiler.

Peygamber (sallallahu aleyhi ve alih) buyurdu:

‘Bana kalem ve kağıt getirin size öyle bir şey yazayım ki benden sonra asla sapmayasınız.’

Ömer b. Hattap dedi ki:

‘Peygamberin ağrıları şiddetlendi; bizim yanımızda Allah’ın kitabı var, o bize yeter!!’ Peygamberin eşleri ve evde olanlar tartışmaya başladılar; kimisi Ömer’le aynı görüşteydi, kimiside ona karşıydı. Tartışma ve çekişme uzayınca

Peygamber (sallallahu aleyhi ve alih)

‘Gidin başımdan! Benim yanımda böyle çekişmeniz uygun değildir.’

Buhari ve Maalim-i Medreseteryn (Allame Askeri), c.1, s.140.

Buhari bir başka yerde İbn-i Abbas’tan şöyle rivayet ediyor:

‘Bütün bedbahtlıklar ve sorunlar, Peygamberin evinde yaşanan tartışmalar yüzünden o vasiyetin yazılmamasından dolayıdır.’ [Buhari, Kitab-ul İ’tisam Bi’l Kitap ve’s Sünne, Bab-u Kerahiyet-il Hilaf ve Bab-u Kavl-il Mariz, Kumu anni; Maalim-i Medreseteryn (Allame Askeri), c.1, s.140.]

Bu olay Perşembe günü, yani Allah Resulü’nün (sallallahu aleyhi ve alih) vefatından dört gün önce gerçekleşti. Hatırlatmak gerekir ki, Pegamber (sallallahu aleyhi ve alih), Hz. Ali aleyhisselam’ın velayeti konusunda her türlü muhalefete engel olmak için içlerinde Ebubekr, Ömer, Osman, Ebu Ubeyde Cerrah, Talha, Zübeyr, Abdurrahman b. Afv ve Saad b. Ebi Vakkas [Tabakat-ul Kübra, c.2, s.189; Peygamber-i A’zam (s.a.a), Siret ve Tarih (Bir grup araştırmacı), s.131] gibi kimselerinde olduğu bir grubu Üsame’nin ordusuyla İslam ülkesinin en uzak sınırına (Rum sınırına) gönderdi. Oysa Peygamberin, vefatına az bir zaman kalmışken askeri gücü devletin merkezinden uzaklaştırması zahirde uygun değildi. Çünkü İslama yeni girenler, etraftaki kabileler, komşu ülkeler baş kaldırabilirlerdi. Ama Peygambere (sallallahu aleyhi ve alih) göre böyle bir kararın mantıklı yönü Hz. Ali’nin (aleyhisselam) halifeliğine muhalif olanları Medine’den uzaklaştırmaktı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alih) vefatından birkaç gün önce  bu orduyu hazırlamış ve şöyle buyurmuştu:

‘Kim Üsame’nin ordusuna katılmazsa Allah ona lanet etsin!’[Milel ve Nihel (Şehristani), c.1, s.141 (Peygamber-i A’zam (s.a.a), Siret ve Tarih (Bir grup araştırmacı), s.131’den naklen).]

Peygamber (sallallahu aleyhi ve alih) Hz. Ali’nin (aleyhisselam) Ammar, Miktad, Selman gibi dost ve destekçilerini bu orduya katılmaktan muaf tutmuş ve Hz. Ali’nin de (aleyhisselam) adı bu orduda geçmemiştir.[Tabakat-ul Kübra, c.2, s.189; Peygamber-i A’zam (Bir grup araştırmacı), s.131]

Bütün bu tedbirlere rağmen Peygamberin vefat ettiğ söylentisi çıkınca bir grup ordudan ayrılmış ve Medine’ye dönerek Peygamberin evinde toplanmışlardı. Perşembe günü olayıda bu şekilde gerçekleşti.

Tarih Ömer’e itiraz edenlerin isimlerini yazmıştır. Onlardan biri Cabir b. Abdullah Ensari’dir.[Mecma-uz Zevaid (Heysemi), c.4, s.390 ve c.8, s.609; Peygamber-i A’zam (s.a.a), Siret ve Tarih, s.134]

Ömer’in Saygısızlığı

Peygamber (sallallahu aleyhi ve alih) buyurdu:

‘Bana kalem ve kağıt getirin size öyle bir şey yazayım ki benden sonra asla sapmayasınız.’

Ömer b. Hattap dedi ki:

‘Peygamberin ağrıları şiddetlendi; bizim yanımızda Allah’ın kitabı var, o bize yeter!!’

Değerli okuyucu yazımızın başında yer alan Necm Suresinin açık ayeti olmasına rağmen Allah’ın emrine muhalif olan Ömer vasiyyetin yazılmasına engel olan isimdir. Şayet Allah Peygamberi PAK ve MASUM’dur. Ve bu sebeple de Allah’ın eminidir. ŞUURUNU yitirecek biri değildir. Ve böyle düşünmek haddi aşmaktır. Ömer burada hakkın üstünü örtmek için elinden gelenleri yapmıştır. Şayet Gadir günü sözle söylenenlerin yazıya döküleceğini çok iyi biliyordu. Böyle yaparak ‘’Kuran bize yeter’ nidaları atarak muhalif kişileri de arkasına alarak peygamberi rahatsız etmeyi ve ortamı germeyi başarmıştı.

İbn Abbas devamlı şöyle diyordu:

“Ah ne büyük musibettir o günün musibeti ki, Resulullah (sallalahu aleyhi ve alih) ile yazmak istediği vasiyetnamesi arasında engel oldu… [Bu konu:, Sahih-i Buharî, c.3, “Hastanın, Kalkın Benim Yanım-dan Gidin” babında; Sahih-i Müslim, c.5, s.35, “Vasiyet” kitabının sonunda; Müsned-i Ahmed İbn Hanbel, c.1, s.355 ve c.2, s.116; Taberî Tarihi, c.3, s.193; İbn Esir Tarihi, c.2, s.302’de tüm cümlesi ile yer almaktadır.]

Ömer Peygamberin olduğu yerde saygısızca sesini yükseltmiş ve kendi KURANİLİK şiarını dillendirmiştir. Yine O’na en güzel cavabı Kuranı Kerimin Hucurat suresinin 2. ayeti cevap vermektedir:

Ey insanlar, seslerinizi Peygamber’in sesinden daha yüksek şekilde da yükseltmeyin ve onunla birbirinizle konuştuğunuz gibi yüksek sesle konuşmayın. Sonra yaptığınız ameller mahvolur gider ve siz anlamazsınız bile.”

Bu konuda Ömer ve takipçilerinin apaçık saygısızlıklarını ve Allah’ın emirlerine bu konuda muhalif olduklarını merak eden dostler aşağıda adı yazılı kaynaklara başvurabilirler.

________________________________

  1. Sahih Buhari c.1 Kitab’ul İlm C.1, Kitab’ul Mirza C.4, Ban-i  Kavl’ül Meriz
  2. Sahihi Müslim C.2
  3. Müsned (Ahmed B. Hanbel) C.1 S.325
  4. Ebu Bekr Ahmed B. Abdulaziz Cevheri “SAKİFE” Kitabı, Şerhi Nehcul Belağa, İbn-i Ebi’l Hadid C.2, S.20
  5. Sahihi Buhari C2 Kitab’ul Cihad ve’s Seyr 118. Sayfa
  6. Müsned C.1 S.355
  7. Teberani Evsad, Kenzul Ummal C.3, S.138

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Selamun aleykum!

Numaranız yöneticimiz tarafından kontrol ve kayıt edilecektir. Sitemiz tek bir kişi tarafından yayın edilmektedir. Numaranız 3. kişilerle paylaşılmamaktadır. Rıza dışı iletilerin önüne geçmek için sadece kendi numara kaydınızı yapınız.

× ŞiaSMS Kayıt!